Kudüs'ü Tanıyorum - Ali ve Ayşe Dede Evinde


 

Hazırlayan ve seslendiren Gamze Çakar

 

Ömer Efendi evinde masa başındaydı. Bilgisayarında yazı yazıyor zaman zamanda önünde, sağında ve solunda yer alan raflardan bir kitap çekerek sayfaları karıştırıyor, onlardaki bilgiye bakıyor, sonra yine yazmaya devam ediyordu. O, İslam tarihini iyi bilen ve araştıran biriydi.

Yine elindeki bir kitaba dalmış gitmişti. Bu sırada kapısını kapının zili çaldı. Gelen biri olmalıydı. Çok geçmedi kapının açıldığını duydu. Kapının açılması ile birlikte içeri sevimli torunlarının cıvıltısı doldu.

Onların sesi ile sakin eve canlılık ve neşe gelmişti. İki sevimli torunun Meryem ninelerine selam verip elini öptükten sonra aynı şen şakrak tavırla dedelerinin odasına daldılar.

Selam verdiler. Dedeleri kocaman bir "Aleyküm selâm!" diyerek selamlarını karşılık verdi.

Elini öperek çalışma masasının çevresini sardıla. Rafta duran, önceden de gözlerine çarpmış olan kitaplardan Kudüs'le alakalı olanı göstererek:

-Dede haftaya Kudüs-ü Şerif gezisine gideceğiz ya, bize gitmeden önce biraz bilgi verir misin?" dediler.

-O, nerede? Mescid-i Aksa onun neresinde? Şimdi orada kimler oturuyor? Neden bize orayı seçtin?.." Nefes almadan peş peşe soruyorlardı.

Dedeleri : " -Durun, durun! Ne istediğinizi anlamadım." dedi.

Torunlarına meraklı olmasına, gitmeden önce bilgi almak istediklerine sevinmişti.

Onların bilgili olmasını istiyordu. Sadece bilgili değil, şuurlu, duygulu ve dürüst olmalarını da istiyordu. Büyüyünce adaleti savunan, zulme karşı duran, bu şuuru ve duyguyu arkadaşlarıyla paylaşan insanlar olmalarını istiyordu.

Derin bir nefes alarak kendini hazırladı. Huzur veren bir ses tonu ile konuşmaya başladı.

-Kudüs, gerçekten tarihi bir şehirdir. Hem tarihi bir şehir, hem tarih dolu bir şehir, hem de birçok millet tarafından istenilen, vazgeçilemeyen bir şehirdir. Bu yüzden alınmak için 40 defa kuşatılmış, 26 defa el değiştirmiş, 32 defa yıkılıp harabeye çevrilmiş bir şehirdir.

O kadar yıkılmış mı dede?

- Evet. Her seferinde yeniden ayağa kalkmış, yeniden imal edilmiş, yeniden ele geçirmek isteyenlerin hedefi olmuştur.

Belki de şehri harap etmeden fetheden tek millet Müslümanlar olmuş. her fethedildiğinde imâr edilmiş, harabeler temizlenmiş, şehre adalet ve huzur hakim olmuş, ancak bu huzur ya Hristiyanların haçlı orduları tarafından ya da bugün olduğu gibi Yahudiler tarafından bozulmuştur.

Kudüs, Müslümanlar için kıymetlidir. Çünkü yeryüzünün üçüncü, yapılışı açısından ikinci mabedi olan Mescidi Aksa buradadır.

Burası Müslümanların ilk kıblesidir. Hicretten 16-17 ay sonrasına kadar oraya dönülerek namaz kılınmıştır.

- Bu mescidi kim yaptı?

- İlk olarak Peygamberler atası diye adlandırılan Hz İbrahim, sonra hazreti Davud, sonra da çok büyük bir şekilde Hz Süleyman inşa ettirdi.

Sonraki yıllarda defalarca tahrip edildi ve yeniden yapıldı.

 

Şerafeddin Kalay



Yorumlar

255 karakter kaldı

Üye girişi yap ve yorumla » Üyeliksiz yorumla »

Henüz kimse yorum yazmadı.