Selimin Ramazan Günlüğü 14. ve 15. Gün


14.gün

Sular gelince her şey düzelmişti. Ev temizlenmişti sanki birdenbire. Farkında olmadığımız veya var olduğunun verdiği rahatlıkla israf ettiğimiz su aslında bulunmaz Hint kumaşıymış.

Annesi yedek şişeleri doldurmuş ve yerlerine kaldırmıştı. Selim ise hayvanlara veremediği suları telafi ediyordu. Bu sıcakta her gün doldurduğu üç kap su bitiyordu ve her gün yenilemesi gerekiyordu. Ama dün yenileyememişti ve belki birçok hayvan çok fazla su içememişti. Gerçekten de su kapları takır takır kurumuş ve rüzgâr ile oraya buraya savrulmuşlardı.

Selim ilk önce tozlanan kapları büyük bir özen ile yıkadı, temizledi ve elindeki şişeden yenilerini doldurdu. İlk kaptan uzaklaşmıştı ki bir köpek gelerek suyu içmeye başladı. Kocaman dili ile yarısını içmişti neredeyse, arkasından kedi, kuş derken öğlen vakti sular yine bitmişti. Sıcakta hayvanlar suya daha fazla ihtiyaç duyuyorlardı ve bizlerin bu günlerde yapacağımız en önemli işlerden birisi de suyu paylaşmaktı. Zira Bediüzzaman Dede'de ekmeğini karıncalar ile paylaşırdı.

15.gün

Bu gün tam yarısıydı orucun. On beş günü uğurlayarak geri saymaya başlayacaktık artık. On dört, on üç, on iki...

Babaannesi bu günlerin daha bir hızlı geçtiğini söylüyordu. Çünkü artık bayram gelmeye hazırlanıyormuş ve o yüzden de istenen şeye çabuk ulaşılırmış. Aslında bu ay onun için çok güzel geçiyordu. Bu yüzden hiç bitmesini istemiyordu. Ama her güzel şeyin elbette bir sonu olacaktı. Ramazan Ayı'da elbette bir gün "Elveda" diyecekti.

O veda edip gitmeden bu günleri iyice memnun etmek istiyordu. Bu yüzden de ibadetlerine daha dikkat etmeliydi. Çünkü bu ay içerisinde bir sevap on sevap belki daha da katlarınca sevap ile geri gelecekti.

Bu yüzden misafirin gitmesi hızlanırken yüzü güldürülmeli ve eli çok dolu gönderilmeliydi.

Yazan: Merve İRİYARI



Yorumlar

255 karakter kaldı

Üye girişi yap ve yorumla » Üyeliksiz yorumla »

Henüz kimse yorum yazmadı.