Kar Kar ile İnce


Kar Kar ve İnce bir araya gelince, günleri geçerdi kâr içinde... Kar Kar yaşlanmıştı. İnce ise daha küçük bir karıncaydı. Bu iki karınca sabahtan akşama kadar çalışırdı. Bu çalışma esnasında verdikleri molalarda da "Kar Kar" ın hatıraları konuşulurdu.

 

Mevsim yaz olduğundan hava çok sıcaktı ve sıcaklık gittikçe artıyordu. Karıncalar da durmadan çalışmaya devam ediyorlardı. Gerçi yoruluyorlardı ama zor zamanlar için azık toplamalıydılar. Yine böyle bir gündü, İnce molayı fırsat  bilerek Kar Kar'ın yanına oturdu ve ona doğru baktı. Kar Kar bu bakışın "hadi bir hatıranı anlat" manasına geldiğini biliyordu. Kar Kar durdu ve bakışlarını uzak bir noktaya dikerek konuşmaya başladı.

Deriiiin bir "ahh" çekti. Nasıl da özlüyorum o anı... İnce heyecanlanmıştı. Çünkü Kar Kar'ı ilk defa böyle görüyordu. Kar Kar çok duygulanmış ve gözleri buğulanmıştı. Kar Kar anlatmaya başladı.

Hava yine böyle sıcak bir gündü. Biz harıl harıl çalışıyor ve azık depoluyorduk. Bilirsin kendimize belirlediğimiz yolda belli işaretlerimiz vardır ve bu akışı sağlayan karınca polisler... O gün yiyeceğimizi çok uzakta bulmuştuk, haliyle uzun süre yiyecekleri taşıdığımızdan çok fazla yoruluyorduk, bir de ezilme korkumuz vardı. Çünkü insanların geçtiği bir yerden yiyecek taşıyorduk. İnsanların hepsi kötü değil ama bize çok kötü davranan ve ezmeye çalışanlar da var, diye devam etti Kar Kar. İnce bunu duyunca üzülmüştü ama iyi insanların da varlığını bildiğinden onlara düşmanlık duymadı.

Ahh Ahh diye içini çekti tekrar Kar Kar... İnce; "niye bu kadar hüzünlendin Kar Kar" diye sordu.

Kar Kar; "Nasıl hüzünlenmeyeyim ki çok az karıncaya nasip olacak bir olayla karşılaştım. Yine böyle devam ederken bizi çok şaşırtan o olay oldu. Bir insan yolumuza doğru elindeki kaseyi çevirdi. Başta çok korktuk bize zarar verip yolumuzu bozacak ve bizleri ezecek diye...

Ama çok şaşırmıştık. O insan bizim çok uzaktan birbirimize yardım ederek yemek taşıdığımızı görmüş ve bu halimiz hoşuna gitmişti. Ödül olarak mercimek çorbasındaki tanelerini bizimle paylaşıyordu. Bu hale çok şaşırmıştık. Yanında bir insan daha vardı. Bizimle yiyeceğini paylaşan insana; "niye böyle yaptığını sordu". O da bizler için; "bu karıncalar çok çalışkan ve yardımseverdirler. Birbirlerinin eksikliklerini tamamlar ve arkadaşlarını yalnız bırakmazlar. Ben de onların bu güzel davranışlarını ödüllendirmek için onlarla yemeğimi paylaşıyorum" dedi. Kar Kar; ben bunları duyunca çok şaşırmış ve aynı zamanda sevinmiştim.

Biliyor musun İnce; o gün biz çok yorulmaktan kurtulmuştuk, o güzel insan bize yardım etmişti. Sonra onların konuşmasını dinlemeye devam ettim. Ne öğrendim biliyor musun ? Bu yemeğini paylaşan kişi Said Nursi idi. Bu ismi daha önce de duymuştum ama bizzat görmemiştim.

İnce; "Onu daha önce nerden duydun Kar Kar" diye sordu. Kar Kar; babam anlatmıştı dedi. İnce onu da anlatmasını isteyince, Kar Kar heyecanlanma hemen, acele etme... Ben de anlatmayı çok istiyorum ama molamız bitti, diğer mola da anlatırım inşaallah şimdi çalışma zamanı diyerek işlerinin başına dönmeleri gerektiğini hatırlattı.

İnce bu hatırayı çok sevmişti. Diğerini de çok merak ediyordu İnsanların kendi vazifesini görüp takdir etmesi onu çok sevindirmişti. Diğer molanın gelmesini dört gözler bekliyordu...

Yazan: Mikail DEMİR



Yorumlar

255 karakter kaldı

Üye girişi yap ve yorumla » Üyeliksiz yorumla »