Selimin Ramazan Günlüğü 8. ve 9. Gün


Sahur vaktinde kalkamamıştı. Akşam biraz ateşi yükselmişti ve midesini üşütmüştü. Galiba yediği dondurmalar midesini biraz kızdırmıştı. Annesinin "Oğlum yavaş ye hasta olacaksın." Dediğinde "Bir şey olmaz annecim, ben gencim hasta olmam" cevabında yediklerinin, onu hasta yapamayacağını sanıyordu ama bu yüzden oruç için kalkamamıştı. Annesi sabah başına gelerek;

—Oğlum sen yat ben kardeşini okula bırakıp geleyim. Sonra ilaç da alacağım sana, dedi.

Selim bu gün sahura kalkamadım ama orucumu böyle de tutabilirim diyerek ilaç içmeyi reddetmişti. Annesi çok fazla bir şey söyleyemeden çıktı ve Selim'de uykuya daldı.

Annesinin eve geldiğinden bile haberi yoktu ve sonra;

—Kalk bakalım oğlum bunları yemen lazım, dedi.

Selim inşat ediyor ve iftardan sonra içeceğini söylüyordu. Annesi ise;

—Biliyorum canım oğlum oruçlarını bırakmak istemiyorsun. Ama sen küçük bir çocuksun. Senden büyükler bile bile tutmaz iken sen sahura bile kalkamadan tutmak istiyorsun. Hasta olmasan bu kadar ısrar etmem ama ilaç içmelisin ki yarına iyileşerek sağlıklı oruç tutabilesin. Hem şu anda Allah seni görüyor, duyuyor ve kalbindeki üzüntüyü hissediyor. Bizim dinimiz katı kuralları olan bir din değil canım. Sana söz veriyorum. Bugünün kaza orucunu birlikte tutacağız. İlk önce söyle bakalım niyet etmiş miydin?

—A ben bu gün unuttum annecim.

—Tamam, şimdi ye bakalım. İlaç vereceğim sonra da...

—O zaman sözünü unutma anne

—Anneler hiç sözünü unutur mu? Çabuk iyileş bakalım. Şifa olsun inşaallah bu ilaç.

 

9.gün

İlaç şifa olmuş ve bir gün de iyileşmişti. Gerçi hala biraz yorgundu ama çok mutluydu. Çünkü sahura kalkmış ve orucuna niyet edebilmişti. Annesi yine de yatarak dinlenmesini söylediği için yatağında kitap okuyordu. Bir ara dün bu saatlerde ne kadar hasta olduğunu düşündü ve annesinin "Bizim dinimiz katı kuralları olan bir din değil..." sözlerini hatırladı.

Sonra Allah'ın ne kadar merhametli olduğunu anladı. Bizler Onun iyi kulları olmak için ne kadar çalışıyorsak; Allah'da bizi o kadar merhamet kanatları ile sarıyordu. Aslında sıcak diye oruçlarını bırakanlar bu hazzı belki bir daha alamayacaklardı, onlar için üzüldü.

 

Oruç, insana birçok şeyi öğretiyordu, bunu anlamaya başlamıştı. Aslında büyümeye yardımcı oluyordu. Oruç ile büyüyor ve anlamaya başlıyorduk.

Kardeşine baktı. O daha küçüktü ve bunları anlayamazdı. Her şeyin bir zamanı vardı ve bu yıl o bunları anlayacakmış ki oruç buna vesile olmuş...

 



Yorumlar

255 karakter kaldı

Üye girişi yap ve yorumla » Üyeliksiz yorumla »

Henüz kimse yorum yazmadı.