Yün Yumağı Kuzular


Kurban Bayramı yaklaşırken babamla birlikte şehre yakın bir köye gittik. Biz her

yıl kurbanlık koyunumuzu o köyde yaşayan Mustafa Amca'dan satın alırız. Mustafa

Amca, 60 yaşlarında çok iyi bir insan. Köye her gidişimizde benimle çok ilgilenir.

Mustafa Amca'ların evine vardığımızda tam öğle vaktiydi. Bize nefis gözlemeler

ikram ettiler. Yanında mis gibi ayranla tam 3 tane gözleme yedim.

Şimdi sıra kurbanlık koyunumuzu seçmeye gelmişti. Koyunların bulunduğu yere

yani ağıla gittiğimizde koyunların arasında 4-5 tane kuzu gördüm. Ne kadar

sevimli ve masum yüzlülerdi. Anneleri de tıpkı onlara benziyordu ama onlar daha

iriydi. Kuzuların, anneleri ile aralarında çok güçlü bir bağ olduğunu okumuştum.

Yazıda bu bağın, anne koyun kuzuyu doyurmaya başladığında Allah'ın ona verdiğini yazıyordu.

Mustafa Amca'ya sorduğumda o da bunu doğruladı. "Evet" dedi. "Allah annesi

ile kuzu arasında böyle güçlü bir bağ meydana getirir. Anne koyun, kuzusunu

doğurduğunda, onu diliyle temizler. Aldığı tadı ve kokuyu da asla unutmaz.

Yavrusunu böyle tanır ve başka tat ve kokudaki kuzuyu yanına istemez. Oysa

bazen, hastanede yeni doğan bebeklerin karıştığı haberini duyarız. İnsan

yanlışlıkla başkasının bebeği verilse bunu fark edemeyebilir. Ama koyunun kendi

yavrusunu kalabalık bir sürünün içinde tanıması gerçekten çok hayret verici değil

mi?" diye ekledi.

Kuzulardan birini sevmem için bana yaklaştırırken, "üstelik koyunun yavrusunu

tanıması için çok fazla zamanı da olmaz. Doğum yaptığı an bunu anlaması gerekir.

Yoksa yaşadığı sürünün içinde, kuzusunu bir daha bulamayabilir. Ama koyunlar

böyle bir sorun yaşamazlar. Çünkü Allah, koyunlara yavrularını doğurdukları

zaman, hemen yalayarak tadını ve kokusunu öğrenebileceklerini ilham etmiştir"

dedi.

Sevdiğim kuzunun, önünde yiyecek bir şey bulunmadığı halde sürekli bir şeyler

çiğnemesi dikkatimi çekti. Mustafa Amca'ya sorduğumda önce çok güldü ve

sonra şunları anlattı: "O geviş getiriyor evladım. Bu sevimli kuzuların en büyük

özelliklerinden biri geviş getirmeleridir. Ot yiyen birçok hayvan geviş getirir. Bu

hayvanların 4 tane midesi vardır. Otu yediğinde besin ilk önce hayvanın midesine

gider, az sonra tekrar ağzına gelir. Hayvan otu tekrar çiğnedikten sonra ot diğer

midesine gider. İşte bu işleme geviş getirmek denir. Allah, bazı hayvanlarda

besinlerini kolay sindirebilmeleri için böyle bir özellik yaratmıştır."

Sonra da "bu sevdiğin kuzunun postunun özelliklerini biliyor musun?" diye

sordu. "Hayır amcacığım" deyince anlatmaya devam etti. "Sen yağmur yağdığında

ya şemsiye kullanırsın ya da paltonun kapüşonunu başına geçirirsin değil mi?

Kuzular ise yağmurlu havalarda ıslanmamak için postlarını kullanırlar. Kuzu postu,

çok yumuşak ve yağlı bir tabakadan meydana gelir. Postu, tıpkı bir yağmurluk gibi,

kuzunun ıslanmasına engel olur. Böylece yağmurlu havalarda da kuzuların tüyleri

kıvrık ve kuru kalır."

Babam seslendi, alacağımız koyunu seçmişti. Yanımıza geldi. Babama, Mustafa

Amca'nın kuzularla ilgili çok ilginç şeyler anlattığını söyledim. Mustafa Amca, "ama

koyun ve kuzuların bizim için yararlarını anlatmadım. Onlar bize her gün süt

verirler. Sütten yoğurt, peynir gibi temel gıdalar yapılır. Ayrıca sütün içindeki

kalsiyum kemiklerimizi ve dişlerimizi geliştirir. Koyunların yünlerinden yapılan

ipliklerle de giyinmemiz için kumaş üretilir" dedi.

Babam, hayvanların insanlara olan yararları birçok Kur'an ayetinde bildirilir dedi

ve şu ayeti söyledi:

... Size hayvan derilerinden hem göç gününde, hem de yerleşme gününde

kolaylıkla taşıyabileceğiniz evler; yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından

bir zamana kadar giyimlikler döşemelikler ve (ticaret için) bir meta kıldı.

(Nahl Suresi, 80)

Köyde biraz dolaştık ve ikindiden sonra koyunumuzu da alıp yola çıktık. Benim için

çok güzel, dolu dolu bir gün olmuştu.

 



Yorumlar

255 karakter kaldı

Üye girişi yap ve yorumla » Üyeliksiz yorumla »








YP YAZILIM YP YAZILIM